Manevi Bir Not
"Dua, kulun Rabbine en yakın olduğu andır. Allah, ettiğiniz ve edeceğiniz tüm duaları dergahında kabul buyursun. Gününüz aydın, işleriniz asan olsun."
Manevi Bir Not
"Dua, kulun Rabbine en yakın olduğu andır. Allah, ettiğiniz ve edeceğiniz tüm duaları dergahında kabul buyursun. Gününüz aydın, işleriniz asan olsun."

Aksırma duası: Hz. Peygamber'in (s.a.v.) Buhârî 6224'te öğrettiği aksırma sünneti, 'Yerhamukallâh' ve 'Yehdîkümullâh' karşılığı.
Aksırma duası, Hz. Peygamber’in (s.a.v.) Buhârî 6224’te bizzat öğrettiği, aksıran kişinin “Elhamdülillâh”, duyanın “Yerhamukallâh”, sonra aksıranın “Yehdîkümullâhu ve yuslihu bâleküm” diyerek tamamladığı sünnet bir adâbtır. Bu basit görünen ibadet, Allah’a şükür, kardeşler arasında muhabbet ve duayla cevap verme gibi üç önemli sünneti tek bir anda birleştirir. Bu rehberde aksırma sünnetinin tam metnini, adâbını ve sahih hadis kaynaklarını Buhârî ve Müslim referanslarıyla bulacaksınız.
Ebû Hüreyre (r.a.) anlatıyor: Resûlullah (s.a.v.) buyurdu:
“Şüphesiz Allah aksırmayı sever, esnemeyi sevmez. Sizden biriniz aksırıp ‘Elhamdülillâh’ derse, onu duyan her Müslümanın ‘Yerhamukallâh’ demesi (üzerine) bir hak olur. Esneme ise şeytandandır; sizden biri esnemek isterse gücü yettiğince onu tutsun.” (Buhârî, Edeb 6223)
Bu hadis, aksırmanın bir “İlâhî nimet” olduğunu ve mü’minin onu hamd ile karşılaması gerektiğini öğretir. Aksırma, vücuttaki rahatsız edici unsurların dışarı atılmasıdır; bu da Allah’ın insana lutfettiği sıhhat nimetlerindendir.
Ebû Hüreyre (r.a.) anlatıyor: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Aksıran ‘Elhamdülillâh’ desin. Müslüman kardeşi de ona ‘Yerhamukallâh’ (Allah sana merhamet etsin) desin. Aksıran ise ona ‘Yehdîkümullâhu ve yuslihu bâleküm’ (Allah sizi hidâyet etsin ve hâlinizi düzeltsin) desin.” (Buhârî, Edeb 6224)
Arapça: الْحَمْدُ لِلَّهِ
Okunuşu: “Elhamdülillâh.”
Anlamı: “Hamd, Allah’a mahsustur.”
İlâve formlar: Bazı sahih rivayetlerde “Elhamdülillâhi alâ külli hâl” (Her hâlde Allah’a hamd olsun) ya da “Elhamdülillâhi Rabbi’l-âlemîn” (Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur) ifadeleri de geçer (Tirmizî, Edeb 2738; Ebû Dâvûd, Edeb 5033).
Arapça: يَرْحَمُكَ اللَّهُ
Okunuşu: “Yerhamukallâh.”
Anlamı: “Allah sana merhamet etsin.”
Hanımlar için: “Yerhamuki’llâh” (Allah sana — sg. fem. — merhamet etsin) şeklinde söylenir. Topluluk için: “Yerhamukümullâh” (Allah size merhamet etsin).
Arapça: يَهْدِيكُمُ اللَّهُ وَيُصْلِحُ بَالَكُمْ
Okunuşu: “Yehdîkümullâhu ve yuslihu bâleküm.”
Anlamı: “Allah size hidâyet versin ve hâlinizi/durumunuzu düzeltsin.”
Bu cevap, sadece aksıranın kendisinin değil, ona dua eden kardeşinin de hayrını talep eder. Sünnetin güzelliği, dualaşmanın iki yönlü olmasındadır.
Ebû Hüreyre (r.a.) anlatıyor: Hz. Peygamber (s.a.v.) buyurdu: “Kardeşine üç defa ‘Yerhamukallâh’ söyle. Üç defadan sonra üşütmüş olabilir.” (Müslim, Zühd 2993; Ebû Dâvûd, Edeb 5034)
Demek ki:
Diğer sünnet adâb rehberlerimiz: Yemek Duası, Uyumadan Önce Okunacak Dualar, Evden Çıkarken Okunacak Dua.
Türkçe’de yaygın olan “Çok yaşa” duası, sünnet olan “Yerhamukallâh”un yerine geçmez. Sünnet uygulamasını kaybetmemek için önce “Yerhamukallâh” denmesi, ardından isteyenin “çok yaşa” diye Türkçe karşılık eklemesi en doğrusudur. Ancak Yerhamukallâh demek, mü’min üzerine sahih hadiste belirtilmiş bir “hak”tır.
Müslim 2993’teki sahih hadise göre üç aksırmadan sonra artık “Yerhamukallâh” denmez. Bu durumda kişi üşütmüş kabul edilir ve “Şifâkâllâh” (Allah sana şifâ versin) ya da “Allâh yeşfîke” (Allah sana şifâ versin) gibi sıhhat duâsı yapılır.
Hz. Peygamber (s.a.v.): “Esneme şeytandandır; sizden biri esnemek isterse gücü yettiğince onu tutsun. Çünkü esnerken (ağzı açık tutmak) ihmâlden gelir; şeytan sizden biriniz esnerken güler.” (Buhârî, Edeb 6223; Müslim, Zühd 2994) Esneme, gevşeklik ve uyuşukluğun belirtisidir; mü’min ibadetlerinde uyanık olmalıdır.
Ebû Mûsâ el-Eş’arî (r.a.) anlatıyor: Yahudiler Hz. Peygamber’in (s.a.v.) yanında “Yerhamukallâh” demesini ümid ederek aksırırlardı. Resûlullah (s.a.v.) ise onlara “Yehdîkümullâhu ve yuslihu bâleküm” derdi. (Tirmizî, Edeb 2739 — sahih) Yani Müslüman olmayanlara hidâyet duâsı yapılır.
Hz. Peygamber (s.a.v.) buyurmuştur: “İki adam Resûlullah’ın yanında aksırdı; birine ‘Yerhamukallâh’ dedi, diğerine demedi. Sebebini sorduklarında: ‘Bu Allah’a hamdetti, Yerhamukallâh dedim; öbürü hamdetmedi, Yerhamukallâh demedim’ buyurdu.” (Buhârî, Edeb 6225; Müslim, Zühd 2991) Yani aksırma duası, “Elhamdülillâh” şartına bağlıdır.