Manevi Bir Not
"Dua, kulun Rabbine en yakın olduğu andır. Allah, ettiğiniz ve edeceğiniz tüm duaları dergahında kabul buyursun. Gününüz aydın, işleriniz asan olsun."
Manevi Bir Not
"Dua, kulun Rabbine en yakın olduğu andır. Allah, ettiğiniz ve edeceğiniz tüm duaları dergahında kabul buyursun. Gününüz aydın, işleriniz asan olsun."

Sabah akşam zikirlerini Arapça metinleri, Türkçe okunuşları, anlamları, tekrar sayıları ve sahih hadis kaynaklarıyla okuyun.
Sabah akşam ezkârı, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) günün başında ve sonunda okumayı tavsiye ettiği sünnet zikir, dua ve sûrelerin bütünüdür. Bu ezkâr; mü’mini şeytanın vesvesesinden korur, kalbi Allah ile bağlı tutar ve gün boyu manevi bir kalkan oluşturur. Bu rehberde, sahih hadis kaynaklarında geçen 8 temel sabah akşam ezkârını Arapça asıl metin, TDK uyumlu transkripsiyon, Türkçe meal ve hadis kaynaklarıyla birlikte bulacaksınız.
“Ezkâr” (أَذْكَار), Arapça’da “zikir” kelimesinin çoğuludur ve “anma, hatırlama” anlamına gelir. Dînî terminolojide ise belirli vakitlerde okunan sünnet dua ve zikirler manasında kullanılır. Sabah akşam ezkârı, Peygamberimizin (s.a.v.) ashâbına özellikle fecirden sonra ve ikindi-akşam vakti arasında okumalarını tavsiye ettiği zikirler bütünüdür.
Allah Teâlâ Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurur:
“Ey iman edenler! Allah’ı çokça zikredin. O’nu sabah akşam tesbih edin.” (Ahzâb sûresi, 41-42)
(Ahzâb sûresi, 41-42)
Sabah akşam ezkârının terk edilmemesi gereken bir sünnet olduğunu Peygamberimiz (s.a.v.) defalarca vurgulamıştır. Hadis kaynaklarında geçen başlıca faziletleri şöyledir:
Peygamberimiz (s.a.v.) buyurmuştur: “Kim sabaha çıktığında Âyetü’l-Kürsî’yi okursa akşama kadar cinlerden korunur. Akşamladığında okursa sabaha kadar korunur.” (Hâkim, Müstedrek 2064 — sahih)
Arapça:
اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ ۚ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ ۚ لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ ۗ مَنْ ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلَّا بِإِذْنِهِ ۚ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ ۖ وَلَا يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِهِ إِلَّا بِمَا شَاءَ ۚ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ ۖ وَلَا يَئُودُهُ حِفْظُهُمَا ۚ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ
Okunuşu (TDK uyumlu transkripsiyon):
“Allâhu lâ ilâhe illâ huve’l-hayyu’l-kayyûm. Lâ te’huzuhû sinetün velâ nevm. Lehû mâ fi’s-semâvâti vemâ fi’l-ard. Men zellezî yeşfeu indehû illâ bi-iznih. Ya’lemu mâ beyne eydîhim vemâ halfehum. Velâ yuhîtûne bi-şey’in min ilmihî illâ bimâ şâ’. Vesia kursiyyuhu’s-semâvâti ve’l-ard. Velâ yeûduhû hıfzuhumâ. Ve hüve’l-aliyyü’l-azîm.”
Anlamı: “Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyûmdur. O’nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. İzni olmaksızın O’nun katında şefâatte bulunacak kimdir? O, kullarının önlerindekini ve arkalarındakini bilir. Onlar O’nun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. O’nun kürsîsi bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. Gökleri ve yeri koruyup gözetmek O’na güç gelmez. O, yücedir, büyüktür.” (Bakara sûresi, 255)
👉 Detaylı fazileti için: Âyetü’l-Kürsî: Anlamı, Okunuşu ve 7 Büyük Fazileti
Sahabeden Ukbe b. Âmir (r.a.) anlatıyor: Peygamberimiz (s.a.v.) bana şöyle buyurdu: “Sabah ve akşam İhlâs, Felâk ve Nâs sûrelerini üçer kez oku; bu sana her şeye karşı yeter.” (Tirmizî, 3575 — hasen-sahih; Ebû Dâvûd, 5082)
İhlâs Sûresi: “Kul huvallâhu ehad. Allâhu’s-samed. Lem yelid ve lem yûled. Velem yekun lehû kufuven ehad.”
Anlamı: “De ki: O Allah birdir. Allah Samed’dir. Doğurmamış ve doğurulmamıştır. Hiçbir şey O’na denk değildir.”
Felâk Sûresi: “Kul eûzu bi-rabbi’l-felak. Min şerri mâ halak. Vemin şerri ğâsikın izâ vekab. Vemin şerri’n-neffâsâti fi’l-ukad. Vemin şerri hâsidin izâ hased.”
Nâs Sûresi: “Kul eûzu bi-rabbi’n-nâs. Meliki’n-nâs. İlâhi’n-nâs. Min şerri’l-vesvâsi’l-hannâs. Ellezî yuvesvisu fî sudûri’n-nâs. Mine’l-cinneti ve’n-nâs.”
Üç sûre de sabah ve akşam üçer kez okunur.
Peygamberimiz (s.a.v.) bu duayı “İstiğfârın efendisi” (Seyyidü’l-İstiğfâr) olarak isimlendirmiş ve şöyle buyurmuştur: “Kim bunu gündüzün, ona kesin inanarak okur ve aynı gün akşam olmadan ölürse cennet ehlinden olur. Kim de bunu gece, ona kesin inanarak okur ve sabah olmadan ölürse cennet ehlindendir.” (Buhârî, 6306)
Arapça:
اللَّهُمَّ أَنْتَ رَبِّي لَا إِلَٰهَ إِلَّا أَنْتَ، خَلَقْتَنِي وَأَنَا عَبْدُكَ، وَأَنَا عَلَىٰ عَهْدِكَ وَوَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ، أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا صَنَعْتُ، أَبُوءُ لَكَ بِنِعْمَتِكَ عَلَيَّ، وَأَبُوءُ بِذَنْبِي فَاغْفِرْ لِي فَإِنَّهُ لَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا أَنْتَ
Okunuşu: “Allâhumme ente Rabbî, lâ ilâhe illâ ente, halaktenî ve ene abduke, ve ene alâ ahdike ve va’dike mestetatu’, e’ûzu bike min şerri mâ sana’tu, ebû’u leke bi-ni’metike aleyye, ve ebû’u bi-zenbî, fa’ğfir lî, fe-innehû lâ yağfiru’z-zünûbe illâ ent.”
Anlamı: “Allahım! Sen benim Rabbimsin, Senden başka ilâh yoktur. Beni Sen yarattın ve ben Senin kulunum. Gücüm yettiği kadar Sana verdiğim söz ve ahd üzereyim. İşlediğim günahların şerrinden Sana sığınırım. Üzerimdeki nimetlerini ikrâr ederim, günahımı da itiraf ederim. Beni bağışla, çünkü Sen’den başka günahları bağışlayacak yoktur.”
👉 Geniş istiğfâr rehberi için: Tövbe Duası: Sünnet İstiğfâr Duaları
Sahabeden Ebû Hüreyre (r.a.) anlatıyor: Peygamberimiz (s.a.v.) ashâbına sabah olduğunda şu duayı okumalarını öğretti. (Tirmizî, 3391; Ebû Dâvûd, 5068 — hasen)
Arapça (Sabah):
اللَّهُمَّ بِكَ أَصْبَحْنَا، وَبِكَ أَمْسَيْنَا، وَبِكَ نَحْيَا، وَبِكَ نَمُوتُ، وَإِلَيْكَ النُّشُورُ
Okunuşu: “Allâhumme bike asbahnâ ve bike emseynâ, ve bike nahyâ ve bike nemûtu ve ileyke’n-nuşûr.”
Anlamı: “Allahım! Senin (yardımın) ile sabaha çıktık, Senin (yardımın) ile akşama eriştik. Senin (kudretinle) yaşar, Senin (iradenle) ölürüz. Diriliş de yalnız Sanadır.”
Akşam vakti son cümle değişir: “…ve ileyke’l-masîr” (Dönüş de yalnız Sanadır).
Peygamberimiz (s.a.v.) buyurmuştur: “Kim sabah akşam yüz kez ‘Sübhânallâhi ve bi-hamdihi’ derse, kıyâmet gününde hiç kimse onun getirdiğinden daha üstün bir amelle gelemez; ancak onun gibi söyleyen ya da daha çok söyleyen müstesnâdır.” (Müslim, 2692)
Arapça: سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ
Okunuşu: “Sübhânallâhi ve bi-hamdihi.”
Anlamı: “Allah’ı hamd ile tesbih ederim, O’nu noksanlıklardan tenzîh ederim.”
Peygamberimiz (s.a.v.): “Kim sabah, sabah namazından sonra ayaklarını yatağından indirmeden bunu on kez söylerse, ona her bir kelimesi için on hasene yazılır, on günahı silinir, on derece yükseltilir; o gün hoşlanmadığı şeylerden korunur ve şeytan ona yaklaşamaz.” (Tirmizî, 3474 — hasen-sahih)
Arapça:
لَا إِلَٰهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ، يُحْيِي وَيُمِيتُ، وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
Okunuşu: “Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh, lehu’l-mülkü ve lehu’l-hamdu, yuhyî ve yumîtu, ve hüve alâ külli şey’in kadîr.”
Anlamı: “Allah’tan başka ilâh yoktur. O tektir, ortağı yoktur. Mülk O’nundur, hamd O’na mahsustur. O diriltir ve öldürür. O her şeye gücü yetendir.”
Peygamberimiz (s.a.v.): “Kim sabah akşam üç kez ‘Bismillâhillezî lâ yedurru meas-mihî şey’un fi’l-ardı velâ fi’s-semâ’, ve hüve’s-semîu’l-alîm’ derse, ona hiçbir şey zarar vermez.” (Ebû Dâvûd, 5088; Tirmizî, 3388 — sahih)
Arapça:
بِسْمِ اللَّهِ الَّذِي لَا يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ فِي الْأَرْضِ وَلَا فِي السَّمَاءِ، وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ
Okunuşu: “Bismillâhillezî lâ yedurru meas-mihî şey’un fi’l-ardı velâ fi’s-semâ’, ve hüve’s-semîu’l-alîm.”
Anlamı: “Adı anıldığında yerde ve gökte hiçbir şeyin zarar veremeyeceği Allah’ın adıyla. O her şeyi işiten ve bilendir.”
Peygamberimiz (s.a.v.) Hz. Fâtıma’ya (r.a.) bu duayı sabah akşam okumasını emretmiştir. (Hâkim, Müstedrek 2000 — sahih; Nesâî, Amelü’l-Yevm ve’l-Leyle 575)
Arapça:
يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ بِرَحْمَتِكَ أَسْتَغِيثُ، أَصْلِحْ لِي شَأْنِي كُلَّهُ، وَلَا تَكِلْنِي إِلَىٰ نَفْسِي طَرْفَةَ عَيْنٍ
Okunuşu: “Yâ Hayyu yâ Kayyûm, bi-rahmetike esteğîs, aslih lî şe’nî kullehû, velâ tekilnî ilâ nefsî tarfete ayn.”
Anlamı: “Ey Hayy! Ey Kayyûm! Rahmetinle Senden yardım dilerim. Bütün hâlimi düzelt ve göz açıp kapayıncaya kadar bile beni nefsime bırakma.”
Sahih hadis kaynaklarına ve İmâm Nevevî’nin “el-Ezkâr” eserine göre vakitler şöyledir:
Bu zikirleri günlük hayata dahil etmek isteyenler için, Yâsîn sûresinin okunma adâbı ve Esmâü’l-Hüsnâ’nın anlamları ile birlikte mütâlaa, manevi etkiyi pekiştirir. Ayrıca sıkıntı anlarında okunan dualar da sabah-akşam ezkârıyla aynı kaynaklardan beslenir.
Sabah ezkârının fazîletli vakti güneş doğana kadardır. Vakit kaçırıldıysa gün içinde herhangi bir zamanda kazâ olarak okunabilir. Ulemânın çoğunluğu (cumhûr), “Niyet edilirse Allah Teâlâ ihmâl etmez” görüşündedir.
Evet, okunabilir. Ezkârın çoğu zikir ve hadis kaynaklı dualardan oluştuğu için abdest şart değildir. Ancak Âyetü’l-Kürsî ve sûreler gibi Kur’ân ayetlerini okumak için abdestli olmak müstehâbdır.
Yukarıda paylaşılan 8 sünnet zikir, ortalama olarak 10-15 dakikada tamamlanabilir. En uzun bölüm “Sübhânallâhi ve bi-hamdihi” 100 kez kısmıdır (~3 dakika).
Sıra zorunlu değildir; ancak Peygamberimizden (s.a.v.) nakledilen tertip İmâm Nevevî’nin “el-Ezkâr” eserinde yukarıdaki gibi geçer. Önemli olan zikirlerin tamamını ihlâs ile okumaktır.
Evet, hatta tavsiye edilmiştir. Hz. Ali (r.a.) Hz. Hasan ve Hüseyin’e (r.a.) Muavvizeteyn’i (Felâk-Nâs) sabah akşam okumalarını öğretmiştir. (Tirmizî, 2058) Çocuklara önce kısa zikirlerden (“Sübhânallâhi ve bi-hamdihi” gibi) başlamak uygundur.
Günlük uygulama: Sabah zikirlerinin ardından evden çıkarken okunacak duayı Arapça metni ve anlamıyla öğrenebilirsiniz.