Manevi Bir Not
"Dua, kulun Rabbine en yakın olduğu andır. Allah, ettiğiniz ve edeceğiniz tüm duaları dergahında kabul buyursun. Gününüz aydın, işleriniz asan olsun."
Manevi Bir Not
"Dua, kulun Rabbine en yakın olduğu andır. Allah, ettiğiniz ve edeceğiniz tüm duaları dergahında kabul buyursun. Gününüz aydın, işleriniz asan olsun."

Nazar duası: Peygamberimizin (s.a.v.) öğrettiği 7 sahih sünnet dua, Felâk-Nâs sûreleri ve kelimâtüt-tâmmât. Arapça, transkripsiyon, meal ve hadis kaynakları ile.
Nazar duası, kötü göz değmesinden ve hased nazarından korunmak için Hz. Peygamber’in (s.a.v.) öğrettiği sünnet dua, sûre ve zikirlerin bütünüdür. Allah Resûlü (s.a.v.) “Ayn (göz değmesi) haktır.” (Müslim, Selâm 2188) buyurmuş ve ümmetine bundan korunmak için somut dualar bırakmıştır. Bu rehberde sahih hadis kaynaklarında geçen 7 nazar duasını Arapça asıl, TDK uyumlu transkripsiyon, Türkçe meal ve hadis kaynaklarıyla bulacaksınız.
“Nazar” kelimesi Arapça “bakmak, görmek” anlamına gelir. Dînî terminolojide, hased veya hayranlık dolu bir bakışın insana, mala ve eşyaya manevi zarar verebilmesi olarak tanımlanır. Nazar duası, bu zarara karşı Allah’a sığınmanın somut yoludur. Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurur:
“Nazar haktır. Eğer kaderi geçecek bir şey olsaydı, nazar geçerdi.” (Müslim, Selâm 2188; Tirmizî, Tıb 2062)
Hz. Âişe (r.a.) anlatıyor: “Resûlullah (s.a.v.) yatağına girdiği her gece avuçlarını birleştirip onlara üflerdi. Onlara Felâk ve Nâs sûrelerini okur, sonra avuçlarını yüzüne ve vücuduna sürebileceği kadar yerlere sürerdi. Bunu üç defa yapardı.” (Buhârî, Tıb 5748)
Arapça:
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ وَمِنْ شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِ وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ
Okunuşu: “Kul eûzü bi-rabbi’l-felak. Min şerri mâ halak. Vemin şerri ğâsikın izâ vekab. Vemin şerri’n-neffâsâti fi’l-ukad. Vemin şerri hâsidin izâ hased.”
Anlamı: “De ki: Sığınırım sabahın Rabbine. Yarattığı şeylerin şerrinden, çöktüğü zaman karanlığın şerrinden, düğümlere üfleyenlerin şerrinden ve haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden.” (Felâk sûresi, 1-5)
👉 Detaylı tefsir için: Felâk Sûresi: Anlamı, Okunuşu ve 5 Fazileti
Arapça:
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ مَلِكِ النَّاسِ إِلَٰهِ النَّاسِ مِنْ شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِ الَّذِي يُوَسْوِسُ فِي صُدُورِ النَّاسِ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ
Okunuşu: “Kul eûzü bi-rabbi’n-nâs. Meliki’n-nâs. İlâhi’n-nâs. Min şerri’l-vesvâsi’l-hannâs. Ellezî yuvesvisü fî sudûri’n-nâs. Mine’l-cinneti ve’n-nâs.”
Anlamı: “De ki: Sığınırım insanların Rabbine, insanların Mâlikine, insanların İlâhına. Sinsice vesvese verenin şerrinden — ki insanların göğüslerine vesvese verir — gerek cinlerden gerek insanlardan.” (Nâs sûresi, 1-6)
👉 Detaylı tefsir için: Nâs Sûresi: Vesveseden Koruyan Tevhid Sığınağı
Sahabeden Havle bint Hakîm (r.anhâ) anlatıyor: Resûlullah (s.a.v.) buyurdu ki: “Kim bir yere konaklayıp ‘A’ûzü bi-kelimâtillâhi’t-tâmmâti min şerri mâ halak’ derse, oradan ayrılana kadar ona hiçbir şey zarar vermez.” (Müslim, Zikr 2708)
Arapça:
أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللَّهِ التَّامَّاتِ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ
Okunuşu: “A’ûzü bi-kelimâtillâhi’t-tâmmâti min şerri mâ halak.”
Anlamı: “Yarattığı şeylerin şerrinden, Allah’ın eksiksiz kelimelerine sığınırım.”
Abdullah b. Abbâs (r.a.) anlatıyor: Resûlullah (s.a.v.) Hasan ile Hüseyin’i (r.a.) bu dua ile Allah’a ısmarlardı ve şöyle buyururdu: “Atanız İbrâhim, oğulları İsmâil ve İshâk’ı bu dua ile Allah’a havale ederdi.” (Buhârî, Enbiyâ 3371)
Arapça:
أُعِيذُكُمَا بِكَلِمَاتِ اللَّهِ التَّامَّةِ، مِنْ كُلِّ شَيْطَانٍ وَهَامَّةٍ، وَمِنْ كُلِّ عَيْنٍ لَامَّةٍ
Okunuşu: “U’îzükümâ bi-kelimâtillâhi’t-tâmmeti, min külli şeytânin ve hâmmeh, ve min külli aynin lâmmeh.”
Anlamı: “Sizi her türlü şeytandan, her zehirli haşereden ve her kötü göz değmesinden Allah’ın eksiksiz kelimelerine havale ederim.”
Bir çocuk için “U’îzüke” (sing.), iki kişi için “U’îzükümâ” (dual), topluluk için “U’îzüküm” (pl.) şeklinde söylenir.
Hz. Âişe (r.anhâ) anlatıyor: Resûlullah (s.a.v.) hastalandığında Cebrâîl (a.s.) gelir ve şu duayı okurdu (Müslim, Selâm 2186):
Arapça:
بِسْمِ اللَّهِ أَرْقِيكَ، مِنْ كُلِّ شَيْءٍ يُؤْذِيكَ، مِنْ شَرِّ كُلِّ نَفْسٍ أَوْ عَيْنِ حَاسِدٍ، اللَّهُ يَشْفِيكَ، بِسْمِ اللَّهِ أَرْقِيكَ
Okunuşu: “Bismillâhi erkîke, min külli şey’in yü’zîke, min şerri külli nefsin ev aynin hâsidin, Allâhu yeşfîke, bismillâhi erkîke.”
Anlamı: “Allah’ın adıyla seni rukye ederim. Sana eziyet veren her şeyden, her nefsin ve hased eden her gözün şerrinden. Allah sana şifa versin. Allah’ın adıyla seni rukye ederim.”
Osmân b. Ebi’l-Âs (r.a.) bedeninde bir ağrıdan şikâyet etti. Resûlullah (s.a.v.) buyurdu: “Ağrıyan yere elini koy ve üç kez ‘Bismillâh’ de, sonra yedi kez şu duayı oku.” (Müslim, Selâm 2202)
Arapça:
أَعُوذُ بِاللَّهِ وَقُدْرَتِهِ مِنْ شَرِّ مَا أَجِدُ وَأُحَاذِرُ
Okunuşu: “A’ûzü billâhi ve kudratihî min şerri mâ ecidü ve uhâzir.”
Anlamı: “Hissettiğim ve sakındığım şeyin şerrinden Allah’a ve O’nun kudretine sığınırım.”
Allah Teâlâ Kehf sûresinde şöyle buyurur: “Bağına girdiğinde ‘Mâşâallâh, lâ kuvvete illâ billâh’ deseydin ya!” (Kehf 39). Bu söz, başkasının nimetini gördüğünde nazara karşı bir kalkandır.
Arapça: مَا شَاءَ اللَّهُ لَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ
Okunuşu: “Mâşâallâhu lâ kuvvete illâ billâh.”
Anlamı: “Allah dilemiş; kuvvet ancak Allah iledir.”
Bu duaları günlük hayata dahil etmek isteyenler için, Sabah Akşam Ezkârı, Uyumadan Önce Okunacak Dualar ve Âyetü’l-Kürsî ile birlikte okunması manevi etkiyi pekiştirir.
Sünnette nazarın somut belirtileri şunlardır: ani yorgunluk, baş ağrısı, uyku düzensizliği, sebepsiz hüzün ve nimetin azalması. Ancak kesin teşhis Allah’a aittir; mü’mine düşen, sürekli olarak nazar duası okumak ve Allah’a sığınmaktır.
Diyanet İlmihâline göre nesnelerin koruyucu güç sahibi olduğuna inanmak şirktir. Mavi boncuk yalnızca süs eşyası olarak görülürse mahzursuz olabilir, ancak koruma için Allah’a değil ona inanmak büyük bir tehlikedir. Asıl koruma, Felâk-Nâs ve Âyetü’l-Kürsî’dir.
Evet, hadis kaynaklı dualar abdestsiz okunabilir. Ancak Felâk-Nâs gibi Kur’ân âyetlerini okumak için abdestli olmak müstehâbdır. İhlâs ve huşû esastır.
Hz. Peygamber (s.a.v.) buyurmuştur: “Biriniz kardeşinde hoşuna giden bir şey görürse ona bereket duası etsin (Mâşâallâh, Allâhumme bârik).” (İbn Mâce 3509) Nazar değdiğinden şüphelenen kişi yedi kez Cibrîl rukyesini okur, abdest alır, Felâk-Nâs sûrelerini sabah akşam üçer kez okur.
Bebeğin başına veya sırtına hafif el konarak Hz. İbrâhim’in (a.s.) ta’vîz duası (“U’îzüke bi-kelimâtillâhi’t-tâmmeti…”) okunur, ardından Felâk-Nâs sûreleri üflenir. Bu sünnet, Hz. Peygamber’in (s.a.v.) Hasan-Hüseyin’e uyguladığı sünnettir.